Her yıl sinemaseverleri bir araya getiren İstanbul Film Festivali, bu yıl da kültürel çeşitlilik, sanatsal yenilikler ve özel gösterimler ile dolu bir programla başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, sinemaya olan ilgiyi artırmayı ve dünya çapındaki en iyi yapımları Türk izleyicisiyle buluşturmayı amaçlayan festival, yeni yetenekleri keşfetmek ve sinema dünyasına katkıda bulunmak adına önemli bir platform olmaya devam ediyor.
İstanbul’un farklı sinema salonlarında gerçekleşen festivalde yılın en iyi filmleri yer alıyor. İşte İstanbul Film Festivali’nde öne çıkan bazı filmler ve gösterimler:
Nuri Bilge Ceylan’ın 2014 Cannes Film Festivali‘nde Altın Palmiye kazanan filmi “Kış Uykusu”, İstanbul Film Festivali’nin en önemli yapımlarından biri. Aksaray bölgesinde, lüks bir otelde hayatını geçiren eski bir tiyatrocu ve onun yaşamındaki ilişkilerin çatışmalarını konu alan film, Ceylan’ın insan ruhunun derinliklerine inme başarısını bir kez daha gösteriyor. Film, dram, psikolojik analiz ve toplumsal eleştiriler içeriyor.
Chloé Zhao tarafından yönetilen ve 2021’de Oscar ödülleri kazanan “Nomadland”, festivalin en çok beklenen filmlerinden biri. Frances McDormand, Amerika’nın batısında yolda, geçici işlerde çalışan bir kadını canlandırıyor. Filmin minimalist anlatımı ve göçmen işçilerin yaşamına dair derinlemesine incelemeleri, festivale katılan izleyicilere çok güçlü bir sinemasal deneyim sunuyor.
Anthony Hopkins‘in başrolünü üstlendiği ve Frances McDormand ile de paralel bir başarı elde eden “The Father”, zihinsel sağlık ve ailenin bireyleriyle ilişkiler üzerine etkileyici bir dram. Florian Zeller‘in debut yönetmenlik denemesi olan film, izleyicileri hafıza kaybı ve yaşlanmanın etkileri üzerine düşünmeye sevk ediyor. Anthony Hopkins bu filmdeki performansıyla Oscar kazandı ve İstanbul Film Festivali‘nde de büyük ilgi gördü.
Ryusuke Hamaguchi‘nin Japonya’nın en prestijli sinema ödüllerini kazanan “Drive My Car” filmi, Ağustos 2021’de Cannes Film Festivali‘nde En İyi Senaryo Ödülü’nü kazandı. Film, yazarlık kariyerine odaklanan ve kayıp ilişkiler üzerine derin bir içsel yolculuğa çıkan bir adamın hikayesini anlatıyor. Cinsiyet, sevgi ve yalnızlık temalarını etkileyici bir şekilde işleyen film, İstanbul Film Festivali‘nde de dikkat çeken yapımlar arasında yer aldı.
David Lowery‘nin yönettiği “The Green Knight”, Sir Gawain efsanesine dayanan bir fantastik drama. Film, Orta Çağ’dan bir kahramanlık öyküsü sunuyor ve görsel açıdan zengin bir deneyim sağlıyor. Devasa yaratıklar ve gizemli öğeler ile bezenmiş film, epik bir atmosfer yaratıyor. Vizyoner bir yönetmen olan Lowery, estetik ve anlatısal derinlik açısından filminde sinema sanatını zirveye taşıyor.
Mike Mills’in yönetmenliğini üstlendiği “C’mon C’mon”, Joaquin Phoenix‘in başrolünde olduğu duygusal ve insana dair bir yolculuk hikayesi. İstanbul Film Festivali‘nde izleyicilerle buluşan film, ailenin önemi, nesiller arası ilişkiler ve büyüme temaları üzerinden modern hayatın zorluklarına dair derinlemesine bir bakış sunuyor. Phoenix’in etkileyici oyunculuğu ve sıcak, samimi anlatım tarzı ile dikkat çekiyor.
Asghar Farhadi, “A Hero” filmiyle yine insan doğasının karmaşıklığı üzerine etkileyici bir yapım ortaya koyuyor. İran’ın ünlü yönetmeni, bu filmde onurlu bir adamın yanlış anlamalar ve toplumsal yargılarla nasıl başa çıktığını işliyor. Farhadi’nin dramatik gerilim ve toplumsal eleştiriler içeren yapımına İstanbul Film Festivali’nde yoğun ilgi gösterildi.
Apichatpong Weerasethakul, Tayland sinemasının en önemli yönetmenlerinden biri olarak tanınıyor. “Memoria”, hafıza, zaman ve insan ruhu üzerine filozofik bir yolculuğa çıkarıyor. Tilda Swinton’ın başrolünde olduğu film, görsel anlatım, sinematik şiir ve uzun planlar ile sinemaseverlere unutulmaz bir deneyim sunuyor. Bu film de İstanbul Film Festivali‘nde en çok konuşulan yapımlar arasında yer aldı.
Wes Anderson‘ın son filmi “The French Dispatch”, renkli ve detaylı sinematografisi ile İstanbul Film Festivali‘nde büyük ilgi gördü. Fransızca konuşan Amerikalı gazetecilerin hikayelerini anlatan bu film, gazeteciliğin ve sanatın önemini vurgulayan bir görsel şölen sunuyor. Anderson’ın sinematik dilindeki ustalık bir kez daha dikkatleri üzerine çekiyor.
Sean Baker, “The Florida Project” ile kazandığı ödüllerin ardından “Red Rocket” ile dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Film, Hollywood hayallerinin peşinden koşan bir adamın Amerika’nın küçük bir kasabasında yaşadığı maceraları anlatıyor. Küçük kasaba hayatı, komedi ve dram unsurlarını harmanlayan film, hızlı ve eğlenceli bir tempoya sahip.
İstanbul Film Festivali, her yıl olduğu gibi sinema dünyasının en önemli ve heyecan verici yapımlarını izleyicisiyle buluşturuyor. Bu yıl festivalde yer alan yeni ve ödüllü filmler, global sinema ile tanışmak isteyenler için kaçırılmayacak fırsatlar sunuyor. Sinemaseverler, İstanbul’un farklı salonlarında sinemanın en yaratıcı, en özgün ve en cesur yapımlarını izleme fırsatına sahip.
UNCATEGORİZED
12 Ocak 2026UNCATEGORİZED
12 Ocak 2026UNCATEGORİZED
12 Ocak 2026UNCATEGORİZED
12 Ocak 2026UNCATEGORİZED
12 Ocak 2026UNCATEGORİZED
12 Ocak 2026UNCATEGORİZED
12 Ocak 2026
3
Çocuklar İçin Devlet Destekli Yaz Etkinlikleri
325 kez okundu